Renklerle Yeniden Doğan Vincent Van Gogh

3 dakika


Doğduktan kısa bir süre sonra vefat eden abisinin ismini alan Vincent, küçüklüğünden beri rahip olmayı istemiştir. Zaten babası Thedorous Van Gogh da bir din adamı idi. Sefil ve aç halkın kurtarılmaya ihtiyacı vardı. Vincent insanlara elinden gelebilecek her şeyi yapmayı istiyordu. Disiplinsiz ve kilisenin istemediği davranışlarından dolayı rahiplik elinden alındı. Rahiplikten olduktan sonra Vincent, çareyi sanatta aramaya başladı. Ama eline daha önce hiç fırça almaması sorundu. Vincent bu yeni sanat yolculuğuna kalbinden inanmaktaydı. Bu istek onu hem trajik ve kendisini efsane yapacak yola götürecekti ancak haberi yoktu.

Hayatına Yer Eden Clasina

Clasina Maria Hoornik isimli bir sokak kadını babasıyla arasını açmaya sebep olmuştu. Sanat haatının daha başlarında tanışmıştı onunla. Kanında bebeği, yanında beş yaşındaki çocuğu olan bir sokak kadını idi. Fuhuş yaparak geçimini sürdürüyordu ve alkolik birisiydi. Hayatta her şeyini kaybetmişti ve üstelik Victent’ten yaşı oldukça büyüktü. Babası ve ağabeyi bu duruma çok karşı çıktılar ancak mani olamadılar. Bu kadın resmen Vincent için esin perisi olmuştu. Ne var ki Sien olarak tanınan Clasina artık Vincent’in sanat hayatından sıkılmıştı ve ilişkileri bitti.

O dönemlerde izlenimciliğin renkli tablolarına müthiş ilgi vardı. Vincentse sanatın, insana güzellik ve estetikten fazla şeyler vermesi gerektiği düşüncesinde idi. Bu süreç içerisinde sanat galerine, burjuva sınıfına kinlenmeye başlamıştı. Kır manzaraları, sevimli kadın tablolarının çok revaçta olduğu süreçte, Vincent akşamlara kadar çalışıp, karınlarını patates ile doyuran meşhur tabloyu yapmıştı.

Nasırlı eller, mutsuz suratlar Vincent’in insanlarıydı. Kim bu tarz tabloları almak ister? Tabi kimse istemedi ve Vincent ağabeyiyle tartışmaya girdi. Ağabeyi ona renkli resimler yapmasını söylüyordu belki bu şekilde birkaç tanesini satabilecekti. Vincent hayır cevabını verdi.

Geçimini ağabeyinin parasıyla devam ettirdi. Hiç resim satamadığı için sıkıntıya düştü ve bir süre ailesinin yanına döndü fakat ailesi onu artık yanında istemiyordu. Paris o zamanların sanat merkezidir. Oraya giderse çok şey öğreneceğini biliyordu. İzlenimciliğin merkezi Vincent’i oldukça etkileyecek kişilerle tanıştı ve resimleri renklenmeye başlamıştı.

Vincent renkleri o kadar çok sevdi ki atölyesinde bazen boya yediği ve renkli olsunlar diye yemeğine boya kattığı söylenmektedir.

Gouguin, Vincent’i uzaylı gibi resmetmişti. İlk haftalar tatlı bir rekabetti ancak giderek tartışmaya dönüşmüştü. Bir gün Vincent ve Gougin tartışma içindeydiler. Vincent Gouguin’in üzerine yürüdü ve elinde jilet vardı. Gouguin korkmuştu ve o geceyi bir otelde geçirdi. Sabah eşyalarını almaya geldi ve ortalık kan içindeydi. Van Gogh kulağını kesip bir zarfa koymuştu ve yakınlardaki bir çiftçinin kızı Gabriella Berlatier’e göndermişti. Bu olaydan sonra kendi isteğiyle akıl hastanesine yatmıştır. Sonrada intihar ederek hayata gözlerini yumdu.


Beğendin mi? Hemen arkadaşlarınla paylaş!

0

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

harika harika
0
harika
mükemmel mükemmel
0
mükemmel
üzgün üzgün
0
üzgün
çok iyi çok iyi
0
çok iyi
kötü kötü
0
kötü
şaşkın şaşkın
0
şaşkın
beğenmedim beğenmedim
0
beğenmedim
milano

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Biçimi Seçin
Kişilik testi
Kişilik hakkında bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Kararlar verme ya da görüş belirleme oy verme
Oylamalı Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Caps
Özel caps yapmak için kendi resimlerinizi yükleyin
Send this to a friend