Osmanlı’nın Enfes ve Kuralcı Mutfağı

3 dakika


Osmanlı Mutfağı; kullanılan pişirme yöntemleri, malzemeleri, sofra düzenine verilen öneme kadar özenle oluşturulmuştur ve günümüze kadar ulaşmıştır. Yalnızca Türkiye’de değil bütün dünyada kendinden bahsettirmiştir.

Osmanlı mutfağı, saray mutfağı ile saray çevresinde gelişen bir yemek kültürüdür.

Osmanlı saraylarında yemek odası ve yemek masaları bulunmamaktaydı. Yemekler; sarayda, konaklarda evlerde yere kurulan sofralarda yenirdi.

Osmanlı’da yemekler has mutfak kısmında hazırlanırdı ve soğumamaları için örtülerle sarmalanırdı.

Osmanlı döneminde yalnızca yemekler değil, sofra düzeni de çok önemliydi. Misafir için değil sıradan bir aile sofrası için de en kaliteli örtüler ile süslemelere önem verilirdi. Oturan insanların dizlerine bir yaygı, ellerini silmeleri içinde yumuşacık kumaşlardan yapılan peçete verilirdi.

Padişaha gidecek olan yemekler tablalar ile taşınırdı. Özellikle 2. Abdulhamit döneminde yemekler tablalara koyulduktan hemen sonra üzerleri örtüler ile örtülürdü. Şerbet ve su gibi sürahilerin ağızları mühürlenirdi.

Vahide Sultan, şehzadeler ve harem halkındaki önemli kişilere de has mutfaktan yemek hazırlanırdı. Fatih Kanunnamesi’nde divandaki vezirlerin ve sadrazamın kimlerle yemek yiyeceğine dair notlar bulunmaktaydı. Ailenin bir sofra düzeni bulunmaktaydı. Bütün aile fertlerinin yemek sofrasında aynı anda bulunması şarttı.

Sofrada yenilen yemeğe uygun olarak çatal ve kaşık bulunurdu. Yağlı yemek kaşıkları şimşir, kemikten yapılırdı. Uçları mercan ya da sedefli olurdu.

Yemeğe Osmanlı zamanında da çorbayla başlanırdı. Çorbaların yapımında genelde et suyu, tavuk ve balık suyu, çeşitli sebzeler ve yoğurt kullanılırdı.

Ekmeklere de oldukça önem verilirdi. Ekmekler genellikle ev fırınlarında pişirilirdi. Ekmek yapımında genelde çavdar, buğday, mısır ve kepek kullanılmaktaydı.

Sofralar olabildiği kadar zengin olur ve çeşitler genellikle etli ya da zeytinyağlı yemeklerden oluşurdu.

Hamur işleri Osmanlı mutfağında vazgeçilmezler arasındaydı. Börekler ve hamur tatlıları oldukça sevilirdi.

Balık., paşa, ağa gibi yüksek mertebeden insanların yemeği olarak kabul edilmekteydi. Genellikle balık alışverişi balıkçılardan yapılırdı bazı zamanlarda Uludağ’daki göllerden alabalık getirilirdi.

Pilav; Osmanlı sofralarında da vazgeçilmez bir tattı. Haşlama usulüyle pişirilir ve üzerine biraz şeker ince marul koyularak yenirdi.

Osmanlı döneminde mutfak için ihtiyaç olan erzak Rumeli taraflarından, Anadolu’dan Suriye’den ve Mısır’dan sağlanmaktaydı.

En çok tüketilen et, koyun etiydi. Koyunlar genellikle Romanya’dan seçilirdi.

Osmanlı, domates ve salçalar ile tanışmadığı zaman, yemekleri baharat ve kuru meyve gibi malzemeler ile lezzetlendirirdi.

Reçel ihtiyacının fazla bir miktarı genelde acı tatlarıyla ünlü olan Adana’dan karşılanırdı.

Osmanlı mutfağında her zaman tatlıya daha fazla önem verilmişti. Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım deyimi o zamanlardan gelmektedir.


Beğendin mi? Hemen arkadaşlarınla paylaş!

0

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

harika harika
0
harika
mükemmel mükemmel
0
mükemmel
üzgün üzgün
0
üzgün
çok iyi çok iyi
0
çok iyi
kötü kötü
0
kötü
şaşkın şaşkın
0
şaşkın
beğenmedim beğenmedim
0
beğenmedim
milano

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Biçimi Seçin
Kişilik testi
Kişilik hakkında bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Kararlar verme ya da görüş belirleme oy verme
Oylamalı Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Caps
Özel caps yapmak için kendi resimlerinizi yükleyin
Send this to a friend